---
title: 'Okur Tanımı'
source: 'https://academia.sh/tr/kurslar/teknik-yazarlik/okur-tanimi'
course: 'Teknik Yazarlık ve Dokümantasyon'
language: tr
updated: '2026-08-17T18:10:50+00:00'
license: 'CC BY-SA 4.0'
---

# Okur Tanımı

Yazılmamış ön bilgi varsayımı iddiayı yanlış yapmaz, okunamaz yapar; üçüncü sürümde hâlâ doğru olan 18 iddianın yeni okur için okunabilir olanı okur tanımı yokken 3, tam yazılmışken 18'dir.

Önceki ders taksonominin son boşluğunu kapattı: sürüm notu ve sorun giderme içeriğiyle
birlikte altı okur sorusunun **hepsi** artık bir türe düşüyor. Doküman hangi sorunun hangi
türde yanıtlandığını biliyor.

Bir tür soruyu ancak okur cümleyi çözebiliyorsa yanıtlar. Cümlenin doğru olması yetmez;
cümlenin varsaydığı ön bilgi okurda yoksa ve doküman o varsayımı yazmamışsa, cümle okur için
bir yanıt değil bir duvardır. Bu dersin sorusu şudur: **yazılmamış bir ön bilgi varsayımı
kaç iddiayı okunamaz kılar?**

## Okurun Kim Olduğu Yazılmamış Bir Karardır

Her teknik metin birisi için yazılır. Yazan, yazarken zihninde bir okur taşır: neyi bildiği,
neyi kurmuş olduğu, hangi terimi tanıdığı. Bu tablo bir varsayımlar kümesidir ve **her zaman
vardır**. Yazmak onu var etmez, yalnız görünür kılar. Yazmamak onu ortadan kaldırmaz, yalnız
tartışılamaz kılar.

Yazılmamış varsayım belirli bir biçimde başarısız olur. Okur cümleye gelir, çözemez ve
**neden çözemediğini bilemez**. Bilmesi gereken bir terim miydi, yoksa dokümanın tanımlaması
gereken bir terim mi? Bu ayrımı yapamayan okur ya metni bırakır ya da yanlış yerde arar.
Maliyet bilgisizliğin kendisi değil, bilgisizliğin **adlandırılmamış** olmasıdır.

Yazılı varsayım okuru bilgili yapmaz. Yaptığı tek şey duvarı bir tabelaya çevirmektir: bu
metin şunu bildiğini varsayar. Okur o eksiği kapatmayı seçebilir, başka bir kaynağa
gidebilir ya da metnin kendisi için olmadığına karar verebilir. Üçü de bir karardır; duvarda
karar yoktur.

## İki Ayrı Eksen

Kurs buraya kadar tek eksen ölçtü: bir iddia **hâlâ doğru mu**. Bu dersin eklediği ikinci
eksen **okunabilirlik**: okur o cümleyi çözebiliyor mu. İki eksen bağımsızdır ve dört
bileşim üretir.

**Doğru ve okunabilir** olan iddia dokümanın gerçek sermayesidir; okurun sorusunu kapatır.
**Doğru ama okunamaz** olan iddia boşa yazılmış emektir: cümle doğrudur, kimse ondan
yararlanamaz. **Bayat ve okunabilir** olan iddia en zararlısıdır; okur onu anlar, uygular ve
yanılır. **Bayat ve okunamaz** olan iddia zarar da vermez, işe de yaramaz.

Bu ayrım bir ölçüm sonucudur, bir sınıflandırma tercihi değil. Aynı 56 iddia iki eksende
ayrı ayrı sayılabilir ve iki sayının birbirini takip etmediği görülebilir. Ön bilgi
varsayımını yazmak bir iddianın **bayatlamasını geciktirmez**; onu okunabilir yapar. Yüzey
sıklığı değişmediği için bayat sayısı üç rejimde de aynı kalır.

## Okur Tanımı Ne Yazar

Ölçülebilir bir okur tanımı dört şeyi yazar: okurun **rolü**, bilindiği varsayılan ön
bilgiler, kapsam dışında bırakılanlar ve metnin sonunda okurun yapabilecek olduğu şey. Rol
kişi değildir; bir kişi gün içinde iki rolde de okuyabilir.

```text
# ornek dokuman parcasi , calistirilmamistir

zayıf okur tanımı
  Bu belge, ürünü kullanmak isteyen herkes içindir.

açık okur tanımı
  Rol: kurulumu yapılmış bir kurgu ürünü ilk kez çalıştıran okur.
  Bilindiği varsayılan: komut satırında dizin değiştirme ve dosya okuma.
  Bilinmediği varsayılan: ürünün veri modeli, kimlik düzeni, eşzamanlı çalışma.
  Kapsam dışı: dağıtım ve ölçekleme.
  Metnin sonunda okur: tek bir ölçümü çalıştırıp çıktısını okuyabilir.
```

İki tanım arasındaki fark üslup değildir. Birincisinden hiçbir iddia hakkında karar
çıkarılamaz: "herkes" kümesi hiçbir ön bilgiyi dışarıda bırakmaz, dolayısıyla hiçbir cümle
"bu okur için fazla" ya da "bu okur için eksik" diye işaretlenemez. İkincisi her iddia için
bir eşleştirme yapılmasına izin verir: iddianın istediği ön bilgi listede var mı, yok mu.
**Okur tanımının ölçülebilirliği, dokümanın denetlenebilirliğinin ön koşuludur.**

Kapsam dışı satırı özellikle önemlidir çünkü tek başına bir soruyu kapatır. Dağıtımı arayan
okur ilk on satırda aradığının burada olmadığını öğrenir ve metni okumadan bırakır. Bu bir
kayıp değil, doğru bir yönlendirmedir.

Ölçümün varsayımları:

- **YD1** — 56 iddia ortak kurgudan gelir: dört tür, dört yüzey ve **17** çalıştırılabilir
  örneğe gömülü iddia. Kâhin kurgunun kendisidir; hangi iddianın hangi yüzeye bağlı olduğunu
  ve hangi ön bilgiyi istediğini biz yazdığımız için biliriz.
- **YD2** — Her iddia bir ya da iki ön bilgi ister; ön bilgiler beş başlıktan seçilir. Dağılım
  kurgudan üretilir ve iddianın **türüne bakmaz** — ön bilgi bir yüzey değildir.
- **YD3** — Üç okur rolü ölçülür: yeni okur beş ön bilgiden birini bilir, uygulayan üçünü,
  bakım yapan beşini. Rol kişi değildir, bir okuma durumudur.
- **YD4** — Bir iddia, istediği ön bilgilerin hepsi ya okurda ya da okur tanımında yazılıysa
  **okunabilir** sayılır. Yazılı varsayım okuru bilgili yapmaz; eksiği adlandırır ve okur
  onu kapatabilir. Ölçüm bu adlandırmayı okunabilirlik sayar.
- **YD5** — Üç okur tanımı rejimi denenir: **yok** (hiçbir varsayım yazılı değil), **kısmi**
  (iki varsayım yazılı), **tam** (beşi de yazılı).
- **YD6** — Okunabilirlik bayatlamayı değiştirmez. Bir iddianın bayat olup olmadığı yalnız
  bağlandığı yüzeye ve sürüme bakar; okur tanımı bu hesaba girmez.

## Ölçüm

```python
"""Okur tanimi: yazilmamis on bilgi varsayimi kac iddiayi okunamaz kiliyor.

Bolum 1 - on bilginin iddialara dagilimi.
Bolum 2 - uc okur rolu ve uc okur tanimi rejimi.
Bolum 3 - ucuncu surumde dogru/bayat/sessiz ile okunabilirligin kesismesi.
"""
TOHUM = 20260816
TURLER = {
    "öğretici": {"akis": 9, "imza": 3, "ad": 2, "kavram": 1},
    "nasıl yapılır": {"akis": 6, "imza": 5, "ad": 2, "kavram": 1},
    "açıklama": {"akis": 1, "imza": 1, "ad": 1, "kavram": 9},
    "referans": {"akis": 0, "imza": 13, "ad": 2, "kavram": 0},
}
SIKLIK = {"imza": 2, "akis": 3, "ad": 5, "kavram": 12}
ORNEKLI = {"öğretici": 0.60, "nasıl yapılır": 0.70, "açıklama": 0.10, "referans": 0.00}
ONBILGI = ("kurulum", "komut satırı", "veri modeli", "kimlik", "eşzamanlılık")
ROLLER = {"yeni okur": {"komut satırı"},
          "uygulayan": {"komut satırı", "kurulum", "veri modeli"},
          "bakım yapan": set(ONBILGI)}
TANIM = {"yok": set(), "kısmi": {"kurulum", "komut satırı"}, "tam": set(ONBILGI)}


def uretec(tohum):
    d = tohum % 2147483646 + 1

    def r(n):
        nonlocal d
        d = (d * 48271) % 2147483647
        return d % n
    return r


def iddialar():
    liste, no = [], 0
    for tur, dagilim in TURLER.items():
        hedef = 0
        for yuzey, adet in dagilim.items():
            for _ in range(adet):
                no += 1
                hedef += ORNEKLI[tur]
                gomulu = hedef >= 1 and yuzey != "kavram"
                if gomulu:
                    hedef -= 1
                liste.append({"no": no, "tur": tur, "yuzey": yuzey,
                              "gomulu": gomulu})
    return liste


def onbilgi_ata(liste, tohum=TOHUM):
    """Bu dersin eklediği tek şey: her iddianın gerektirdiği ön bilgi."""
    r = uretec(tohum)
    for i in liste:
        gerek, adet = set(), 2 if r(4) == 0 else 1
        while len(gerek) < adet:
            gerek.add(ONBILGI[r(len(ONBILGI))])
        i["onbilgi"] = gerek
    return liste


def bayat_mi(i, surum):
    return surum // SIKLIK[i["yuzey"]] >= 1


def okunabilir(i, rol, yazili):
    """Okurun bilmediği ve dokümanın yazmadığı ön bilgi iddiayı okunamaz kılar."""
    return not (i["onbilgi"] - ROLLER[rol] - yazili)


A = onbilgi_ata(iddialar())
print(f"iddia {len(A)} | örneğe gömülü {sum(i['gomulu'] for i in A)} | "
      f"iki ön bilgi isteyen {sum(len(i['onbilgi']) == 2 for i in A)}")
print("ön bilgi   " + "  ".join(f"{o} {sum(o in i['onbilgi'] for i in A)}"
                                for o in ONBILGI))
print()
print(f"{'okur rolü':>12s}" + "".join(f" {'tanım ' + t:>12s}" for t in TANIM))
for rol in ROLLER:
    satir = f"{rol:>12s}"
    for t, yazili in TANIM.items():
        satir += f" {sum(okunabilir(i, rol, yazili) for i in A):12d}"
    print(satir)
print()
kapali = sum(okunabilir(i, "yeni okur", set()) for i in A)
print("yeni okur için tek başına yazılan ön bilgi   açılan iddia")
for o in ONBILGI:
    acik = sum(okunabilir(i, "yeni okur", {o}) for i in A)
    print(f"  {o:40s} {acik - kapali:6d}")
print()
print("sürüm 3, yeni okur   doğru+okunabilir  doğru ama okunamaz  bayat  sessiz")
for t, yazili in TANIM.items():
    dogru = [i for i in A if not bayat_mi(i, 3)]
    bayat = [i for i in A if bayat_mi(i, 3)]
    sessiz = [i for i in bayat if not i["gomulu"]]
    okur = sum(okunabilir(i, "yeni okur", yazili) for i in dogru)
    print(f"  tanım {t:12s} {okur:14d} {len(dogru) - okur:20d}"
          f" {len(bayat):6d} {len(sessiz):7d}")
```

```
iddia 56 | örneğe gömülü 17 | iki ön bilgi isteyen 13
ön bilgi   kurulum 16  komut satırı 11  veri modeli 10  kimlik 13  eşzamanlılık 19

   okur rolü    tanım yok  tanım kısmi    tanım tam
   yeni okur            5           19           56
   uygulayan           27           27           56
 bakım yapan           56           56           56

yeni okur için tek başına yazılan ön bilgi   açılan iddia
  kurulum                                      14
  komut satırı                                  0
  veri modeli                                   7
  kimlik                                        9
  eşzamanlılık                                 14

sürüm 3, yeni okur   doğru+okunabilir  doğru ama okunamaz  bayat  sessiz
  tanım yok                       3                   15     38      24
  tanım kısmi                     7                   11     38      24
  tanım tam                      18                    0     38      24
```

## Rolün Ödettiği

İkinci tablo üç rolü yan yana koyuyor ve aradaki fark bir üslup farkı değil, bir büyüklük
farkı. Okur tanımı yokken **yeni okur 56 iddianın 5'ini** okuyabiliyor. Aynı dokümandan
**bakım yapan 56'sını** okuyor. İki okur aynı metne bakıyor ve biri onda birini alıyor.

Bu tablo yazarın en sık yaptığı hatayı sayıya çeviriyor: yazan kişi neredeyse her zaman
**bakım yapan** rolündedir. Ürünü bilir, kurulumu yapmıştır, veri modelini tasarlamıştır.
Kendi rolünden baktığında dokümanın **56/56** verdiğini görür ve metni yeterli bulur. Yeni
okur için sayı **5**'tir ve bu farkı yazan kendi başına göremez, çünkü eksik ön bilgi
yazanda yoktur.

Ortadaki rol de öğreticidir. **Uygulayan** rolü kısmi tanımdan hiç yararlanmıyor: **27** ile
**27** aynı. Kısmi tanımın yazdığı iki varsayımı uygulayan zaten biliyor. **Okur tanımı, en
az bilen role göre yazılmazsa hiçbir şey açmaz.** Yazılan satırın değeri, doğruluğuyla değil,
hangi okurun eksiğini adlandırdığıyla ölçülür.

## Bir Doküman Kaç Rolü Taşır

Tablo bir soruyu doğrudan doğuruyor: aynı doküman hem yeni okuru hem bakım yapanı
taşıyabilir mi? Sayılar taşıyamayacağını söylüyor. Yeni okura göre yazılmış bir metin,
bakım yapanın zaten bildiği ön bilgileri satır satır tekrarlar; bakım yapana göre yazılmış
bir metin yeni okura **5/56** verir. Ortada tek bir metnin ikisini birden karşıladığı bir
ayar yoktur, çünkü açılan iddia sayısı ile tekrarlanan satır sayısı ters yönde hareket eder.

Kursun ilk konusu bu soruyu zaten yanıtlamıştı: dört tür farklı okurlar içindir. Öğretici
**yeni okur** rolüne, nasıl yapılır **uygulayan** rolüne, referans **bakım yapan** rolüne
yazılır; açıklama üçünü de okurlar ama farklı derinlikte. Öyleyse okur tanımı dokümanın
tamamına değil, **her türe ayrı ayrı** yazılır ve her tür kendi rolünü ilan eder.

Bunun ölçülebilir sonucu şudur: bir metinde okunamaz iddia sayısı yüksekse iki ayrı kusurdan
biri vardır. Ya okur tanımı eksiktir — o zaman çözüm birkaç satır yazmaktır. Ya da metin
yanlış türdedir: referans olarak yazılmış bir metin öğretici gibi okunmaktadır ve çözüm
yazmak değil, **ayırmaktır**. Okur tanımı bu iki kusuru birbirinden ayırt etmenin tek yoludur;
tanım yazılmadan hangi kusurun bulunduğu bilinemez.

## En Pahalı Yazılmamış Varsayım

Üçüncü tablo tek tek varsayımların ağırlığını veriyor. Yeni okur için **eşzamanlılık** ve
**kurulum** varsayımlarının her biri tek başına **14** iddia açıyor; **kimlik** 9, **veri
modeli** 7 açıyor. **Komut satırı** ise **0** açıyor — çünkü onu yeni okur zaten biliyor ve
yazmak bir şey eklemiyor.

Sayılar toplanmıyor: 14 + 0 + 7 + 9 + 14 toplamı 44, oysa tam tanım 5'ten 56'ya, yani
**51** iddia açıyor. Aradaki fark iki ön bilgi isteyen **13** iddiadan geliyor; onlar ancak
iki varsayım birden yazıldığında açılıyor. Bu, okur tanımının **parça parça yazılmasının**
neden beklenenden az kazandırdığını açıklıyor.

Pratik sonuç şudur: okur tanımı yazılırken sıralama önemlidir ve sıralamayı **açtığı iddia
sayısı** belirler, yazma kolaylığı değil. Beş satırlık bir bölüm 51 iddia açıyorsa, o beş
satır dokümanın en verimli beş satırıdır.

Bu kümede ölçülebilen en küçük fark **1/56 = 0,0179**'dur. Tek tek varsayımların açtığı
7, 9 ve 14 iddia bu bandın çok üstündedir ve karşılaştırılabilir. Bir varsayımın diğerinden
bir iddia fazla açması ise bu kümeyle savunulamaz; kurgu değişirse o sıra da değişir.

## Bayatlamayla Kesişme

Son tablo iki ekseni birleştiriyor ve dersin en sıkı sonucu burada. Üçüncü sürümde
dokümanın **38** iddiası bayat, **24**'ü **sessiz** bayat, geriye **18** doğru iddia
kalıyor. Bu üç sayı üç rejimde de aynı: okur tanımı yazmak hiçbir iddianın ömrünü
uzatmıyor. Yüzey sıklığı değişmedi, bayatlama da değişmedi.

Değişen tek sütun okunabilirlik. Okur tanımı yokken, hayatta kalan **18** doğru iddianın
yeni okur için okunabilir olanı **3**. Yani doküman üçüncü sürümde hâlâ doğru **18** cümle
taşıyor ve yeni okur bunların **15**'ine erişemiyor. Tam tanımla aynı 18 cümlenin **18**'i
okunabilir hâle geliyor.

Bu iki sayının yan yana durması gerekiyor çünkü iki ayrı işi karıştırmayı engelliyor.
Bayatlamayla savaşmak bir **bakım** işidir: yüzeyleri izlemek, denetim yapmak, üretilen
içeriğe geçmek. Okunamazlıkla savaşmak bir **yazım** işidir ve **bir kere** yapılır: okur
tanımı yazıldıktan sonra kavram yüzeyine bağlıdır ve yüzeylerin en yavaşı odur. Ürünün
kavramları değişmedikçe okur tanımı doğru kalır; imzaya bağlı bir referans satırı iki
sürümde bayatlarken okur tanımı on ikide bir yenilenir.

## Özet

- Okurun kim olduğu her metinde bir varsayımdır; yazmak onu var etmez, **tartışılabilir**
  kılar. Yazılmamış varsayımın maliyeti okurun bilgisizliği değil, eksiğin adlandırılmamış
  olmasıdır.
- Okunabilirlik ile bayatlama **bağımsız iki eksendir**: bir iddia doğru olduğu hâlde
  okunamaz, bayat olduğu hâlde okunabilir olabilir. En zararlı bileşim bayat ve okunabilir
  olandır.
- Okur tanımı yokken yeni okur 56 iddianın **5**'ini, bakım yapan **56**'sını okur. Yazan
  kişi genellikle bakım yapan rolündedir ve bu farkı kendi başına göremez.
- Kısmi tanım uygulayan rolüne hiçbir şey açmaz (**27** ile **27**); tek tek varsayımlar
  **14, 0, 7, 9, 14** iddia açar ve toplamları tam tanımın açtığı **51**'e ulaşmaz, çünkü
  **13** iddia iki varsayımı birden ister.
- Üçüncü sürümde bayat **38**, sessiz **24**, doğru **18** sayıları üç rejimde de aynıdır;
  okur tanımı yalnız o 18 doğru iddianın kaçının okunabildiğini değiştirir: **3** ile **18**.

## Sonraki Adım

Okur tanımı cümlenin çözülmesini sağlar; cümlenin **bulunmasını** sağlamaz. Tam tanımla
yazılmış bir dokümanda yeni okur artık 56 iddianın hepsini okuyabilir, ama aradığı tek
iddiaya ulaşmak için kaç satır taraması gerektiği hâlâ ölçülmedi. Sonraki ders başlık
düzenine bakar: okurun sorusu ile onu yanıtlayan iddia arasındaki mesafe kaç adımdır, hangi
başlıklandırma bu mesafeyi kısaltır ve başlığın kendisi hangi yüzeye bağlanır.
